KAHVALTILIKLARIN SIRRI

Ekleyen : | 0 Yorumlar | On : Haziran 10, 2016 | Kategori : Çocuk Hikayeleri

KAHVALTILIKLARIN SIRRI

Kahvaltı vakti gelmişti. Kahvaltılıklar adeta birbirleriyle yarışıyorlardı.

Yeşil zeytin:

  • Duru bana bayılır. Hem çekirdeğim de yok; göbeğimde sakladığım minik kırmızı biberimi de çok lezzetli buluyor.

dedi.

Beyaz Ezine peynir biraz sinirliydi; çünkü Duru bu aralar o kadar çok yeşil zeytin yiyordu ki; sıra kendisine geldiğinde doymuş oluyor ve onun tadına şöyle bir bakıp kalanını tabağında bırakıyordu.

En şanslıları süt ve yumurtaydı. Bütün kahvaltılıklar onları kıskanıyordu. Duru ve Ata her sabah mutlaka yumurta yiyip süt içiyorlardı. Hele o süt yok muydu; ondan akşam da ayrıca bir bardak içiyorlardı.

Kahvaltılıklar aralarında tartışıp dururken Duru ve Ata mutfağa gelmişti bile. Tam da bu sırada anne masaya bir kase tahin pekmez getirdi. Bütün kahvaltılıkların canı sıkıldı. Tahin pekmez bütün çocukların çok sevdiği ve tercih ettikleri bir besindi. Kendine çok güvenen yumurta bile bu işe biraz bozulmuştu çünkü Duru, masaya oturur oturmaz önce tahin pekmezin tadına baktı ve parmaklarıyla çok lezzetli anlamına gelen bir işaret yaptı. Ata da küçük parmağıyla tahin pekmezi işaret ediyor; yumurtayı yemeyi reddediyordu. Kahvaltı sona erdiğinde tahin pekmez dışında bütün kahvaltılıklar mutsuzdu.

Duru her sabahki gibi o sabah da kreşe gitti. Ata mama sandalyesinden inip bahçeye gezmeye çıktı. Ata’nın bakıcısı Serpil Teyze de kahvaltılıkları dolaplarına kaldırdı.

Kahvaltılıklar bir süre birbirleriyle konuşmadılar. Her sabah masada mutlaka kavga oluyordu; bu duruma hepsi alışmıştı ama yine de can sıkıcıydı. Sessizliği bozan eski kaşar oldu. E ne de olsa o adından da anlaşılacağı gibi diğerlerine göre yaşlı ve tecrübeliydi.

Eski kaşar:

  • Arkadaşlarım bu böyle gitmez. Her sabah kavga ediyoruz. Günün kalanında da birbirimize sinirli oluyoruz. Buna bir çözüm bulmalıyız.

dedi.

Bunun üzerine hepsi bir ağızdan konuşmaya başladı. Hepsi kendi yararlarından bahsediyor ve en önemli besinin kendileri olduğunu kanıtlamaya çalışıyordu. Her biri diğerlerine göre öncelikli olmak istiyordu. Eski kaşar baktı ki böyle olmayacak yüksek sesle arkadaşlarına:

  • Lütfen arkadaşlar, bu şekilde bir yere varamayız. Tek tek konuşalım ve herkes tek bir cümleyle kendisini özetlesin. Biz de buna göre bir sıralama yapalım.

dedi.

Söze önce beyaz peynir başladı.

  • Çocuklar için dişleri çok önemli; beni ağız ve diş sağlığı için mutlaka yemeleri lazım.

Zeytinler hemen söze girdi. Yeşil zeytin, bende D vitamini var. Ben çocukların vücutlarının sağlıkla gelişmesine fayda sağlarım derken; siyah zeytin, ben de çocukların saçlarının, ciltlerinin ve gözlerinin sağlıklı olmasını sağlıyorum, dedi.

Yumurta, asıl ben onların büyümesi ve gelişmesinde bir numarayım. Hiç biriniz olmasanız da ben tek başıma yeterim, diye itiraz etti.

Maydanoz da kendisinin çocukları kulak rahatsızlıklarından bile koruyabildiğini hem de kalp sağlıkları için gerekli olduğunu söyledi.

Tahin pekmez çocukların beyin ve zeka gelişiminde bir numara olduğunu belirtti.

Bunun üzerine eski kaşar:

  • Arkadaşlar bu durumda görüyorum ki daha önemli bir konu ile karşı karşıyayız. Hepimizin bir şekilde çocukların büyümesinde önemli görevlerimiz var. Bu da demek oluyor ki çok sevdiğimiz çocuklar birimizi bile yemeyecek olsa yemediği besinin faydasından mahrum kalacak. O zaman ne yapmalıyız?

Kahvaltılıklar hep birlikte cevap verdi:

  • İşbirliği yapmalıyız.

Hepsi de kendini önemli ve mutlu hissediyordu. Ancak bir sorun vardı. Bu nasıl olacaktı? Duru’nun ve Ata’nın her birinden bir parça yemesini nasıl sağlayacaklardı?

Burada süt söze girdi. Arkadaşlar, dedi; ben çocukların annesinin onlara benden biraz fazla verdiğini fark ediyorum. Çocuklar benden çok içince karınları doyuyor. Anne beni bardağa doldururken ben ona fark ettirmeden bir parça sütümü tencereye geri dökeceğim. Böylece çocuklar sizden de yiyebilecek.,dedi.

Beyaz peynir, ben de buzdolabında yumurta ile maydanozun yanında oturacağım. Böylece annenin aklına maydanozlu ve peynirli yumurta yapmak gelecek. Bu sayede de Duru ile Ata hepimizi yemiş olacak, dedi.

Zeytin ve tahin pekmez için aslında pek sorun yoktu. Ata ile Duru onları yemeyi seviyorlardı ama onlar da anne arkasını döndüğünde bir dilim ekmeğin üzerine atlayıp ekmekten surat yaparak çocukların dikkatini çekmeye karar verdiler.

Zeytin ekmeğin gözleri olacaktı; tahin pekmez ağzı ve eski kaşara da ekmeğin burnu olmayı önerdiler. İşte her şey hazırdı.

Ertesi sabah kahvaltı çok eğlenceli geçti. Bütün kahvaltılıklar görevlerini yapmış ve çocuklar da onları iştahla yemişti.

Herkes kendi önemini ortaya koyunca ve görevini yerine getirince hem kahvaltılıklar hem de çocuklar için faydalı bir durum ortaya çıkmıştı. Bundan sonra kahvaltılıklar birbirleriyle hiç kavga etmediler. Her biri kendisinin diğerlerinden farkıyla övünüyor ve diğerlerinin özelliklerine de saygı duyuyordu.

Ancak hala ara sıra yemek yemek istemeyen çocuklar için kendi aralarında işbirliği yaparak ekmekten suratlar, yumurtadan evler yaptıkları oluyordu. Yoksa siz onları anneniz mi yapıyor sanıyordunuz?:)

BİNGÜL BAHAR ÖZBEK GÖNENÇ

 

 

 

Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir